İstanbul’da üniversite öğrencileri YÖK’ün kuruluşunun 36. yılında özgürlük ve gelecek için Beyazıt Meydanı’nda buluşuyor.

12 Eylül askeri faşist cuntasının ürünü olan ve üniversiteleri birer ideolojik aygıta  dönüştüren Yükseköğretim Kurulu’nun kuruluşunun 36. yılında, üniversite öğrencileri ”Özgürlük ve gelecek için gençlik meydana!” şiarıyla buluşuyor.

8 Kasım çarşamba günü Beyazıt Meydanı’nda biraraya gelecek öğrencilerin çağrısı şu şekilde;

Bundan tam 37 yıl önce darbe hükümetinin faşizme meydan vermeyen üniversitelileri yargılamak için kuruldu YÖK. 80 darbesinin getirdiği baskı, üniversiteler üzerinde şekillendirmek için “gerekli” ve nihai araç olarak çıktı karşımıza.

Kurulduğu günden beri gençliğin tavrını esirgemediği YÖK, bugün de görevini AKP güdümünde yerine getirmektedir. Tayyip Erdoğan diktatörlüğünün tam olarak elinde bulundurduğu bu yapı üniversitelerimizi muhafazakar ve sermaye yararına yapılandırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Günümüzde, gençlik ve üniversite üzerindeki baskı, yasaklar ve muhafazakar kuşatma AKP eliyle tek adamın bekası için üniversitenin her alanında uygulanmaktadır. Üretilen bilgi halk yararına kullanılmamış ve sermaye yararına kullanılmıştır. Üniversiteliler müşteri olarak görülmüş, ceplerindeki para ise harçlara, kantinlere, yemekhanelere gelen zamlarla son kuruşuna kadar alınmıştır. Üniversite yönetimlerine milyarlarca para tahsis edilmiş fakat öğrencilerin kendi emekleriyle beraber üretip beraber paylaşımda bulundukları kulüplere yer verilmemiş üniversitelilerin sosyalleşecebileceği alanlar yok edilmiştir.

Ülkeyi ancak OHAL ile yönetebilen Tayyip Erdoğan çıkardığı KHK’ larla akademisyenleri bilimden, sanattan ve öğrencilerinden koparmayı amaçlamıştır. Bütün yetkileri elinde toplamaya çalışmış ve üniversitenin seçtiği değil kendisinin istediği yandaş rektörleri atama usulü ile üniversitelere yerleştirmiştir. Yandaş rektörler, özel güvenlik ve polise sınırsız yetkiler vermiş üniversitelilerin attıkları her adımı takip etmeye çalışmışlardır. Özel güvenliğin ve polisin işlevsiz kaldığı noktada besledikleri çeteleri devreye sokmuşlardır.
Fakat unuttukları bir şey var!

Özgürlüğün yerini tahakküm aldığında gençlik DUR diyecek iradeye sahiptir. Biraraya gelme isteğinin karşısında ‘yalnız kalacaksınız’ dendiğinde üzerlerindeki ölü toprağını atarak birlikte yaşayabilecek ve karanlığı birlikte göğüsleyebilecek güçtedir. Gezi’de nasıl yan yana olduysak bugün de birlikte direneceğiz. ‘Tek bir insanın değil, hepimizin özgürlüğü ve geleceği’ için 8 Kasım 13:00’da Beyazıt Meydanı’nda buluşuyoruz.

Paylaş