Kapitalizm tüm vahşetiyle halkları sömürürken öte yandan onların en temel haklarını da metalaştırıp yeni pazarlar yaratma ve daha fazla kâr elde etme çabasındadır. Bu temel haklardan biri olan “sağlık hakkı” da bundan nasibini almıştır ve günümüzde sağlık hizmetleri bir sektör haline getirilmiştir.

“Sağlık” çok geniş bir kavramdır ve sağlığın birçok belirleyeni (yaş, cinsiyet, kalıtımsal faktörler, beslenme, yaşam tarzı, toplumsal ağlar, sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel koşullar vs.) vardır. Kapitalizm bu belirleyenlere etki ederek sağlık düzeyini de belirlemektedir. Ayrıca sağlıksızlığı üreten ve ürettiği bu sağlıksızlık üzerinden de kâr elde eden bir sağlık ortamı oluşturmuştur.[1] Bugün için sağlık hizmeti, bu hizmeti metalaştırıp onu ticari bir kalıba sokan kapitalizmin kâr elde edebileceği bir şekilde örgütlenmiştir.

Sağlık hizmetlerinin “sektörleşmesi” kapitalizmin dönemsel özellikleri ve eğilimleriyle yakından ilişkilidir.[2] 70’li yıllardan itibaren kapitalist sistemin krizlerine yanıt olarak devreye sokulan neo-liberal politikalar sağlık hizmetlerinin sunumu üzerinde de önemli derecede etkili olmuştur. Sağlık hizmetlerinin asli unsuru hekimler iken 70’li yıllar ve sonrasında sağlık hizmetlerinin egemenliği tıbbi şirketlere ve patronlara geçmiştir. Bu süreçte hastaneler “bant tipi üretim” yapan birer fabrikaya dönüştürülmüş[3], sağlık çalışanları/emekçileri ise bu fabrikalarda –emeği sömürülen- birer işçi şeklinde konumlandırılmıştır. Toplumdaki her bir birey ise sağlam ya da hasta olsun metalaştırılmış bu sağlık hizmetini satın alan bir ‘müşteri’ konumuna getirilmiştir. Öte yandan bütçesi birçok devletin bütçesinden kat be kat fazla olan ilaç şirketlerinin ürettiği ilaçlar “zorunlu tüketim maddesi” olarak satılmıştır, satılmaktadır.

Sağlığın piyasalaşması, sağlık hizmetinin metalaşması neoliberal politikalarla hız kazanmış ve “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında ülkemizde de hızlı bir programla uzun bir yol katetmiştir. Aşağıda yazdığımız istatistik bilgilere[4] baktığımızda bu piyasalaşmanın, metalaşmanın boyutlarını daha net göreceğiz.
– 2002 yılında Türkiye’de her kişi yılda ortalama 3 kez hekime gidiyorken, 2015 yılında 8 kez gitmiştir.
– 2002 yılında bir yıl boyunca 750 milyon kutu ilaç tüketilirken, 2015 yılında tüketilen ilaç miktarı 1 milyar 900 milyon kutu.
– 2002’den 2015’e kamu hastanelerine başvuru sayısı 2,5 katına, üniversite hastanelerine başvuru sayısı 3 katına, özel merkezlere başvuru sayısı 13 katına çıkmıştır.
Bu veriler ışığında sağlık sistemini ve politikalarını inceledğimizde en temel haklarımızdan bir olan sağlık hakkının bize bir meta olarak nasıl satıldığını görüyoruz.

Sağlık hizmetlerinin metalaştırılmasının tıp eğitimine de olumsuz yansımaları olmuştur. Uygulanan politikalar sonucu tıp fakültesi hastanelerinin kaynakları giderek kısıtlanmış ve dolayısıyla bu hastaneler kendi kaynaklarını yaratmaya zorlanmışlardır. Döner sermaye gelirleriyle ayakta durmaya çalışan bu kurumlar için bu gelirlerin artırılması bilimsel araştırmaların da eğitim kalitesinin de önüne geçerek birinci önceliğe yerleşmiştir.

Kapitalizmin bize sunduğu sağlık anlayışı her birimize yoksulluğu, sağlıkta eşitsizlikleri görmezden gelmeyi, sağlık mesleklerini yüksek teknolojinin sağladığı güçle yaratacakları mucizelere indirgemeyi, hastaları müşteri olarak görmeyi, bireysel kurtuluş yolları aramayı, örgütlenmemeyi öğretmektedir.[5]

İnsanlığa dair her değeri metalaştıran, dünyayı ve doğasını yok eden kapitalizm çürümüşlüktür ve tek alternatifi sosyalizmdir. Her yere nüfuz eden kapitalizme karşı her yerde sosyalizmi örmek tek kurtuluşumuzdur. Bütün bireysel, bencil, günü kurtaran yaklaşımlardan uzak durup dünün birikimi ve bugünün mücadelesi ile geleceği inşa etmeliyiz. Üniversitelerde, liselerde verilen ezberci, tek tipçi, yoz eğitime karşı eşit, bilimsel, parasız ve anadilde eğitim mücadelesini örmeliyiz.

 

  • NOTLAR

[1] Elbek, O (2013). Kapitalizm Sağlığa Zararlıdır. Hayykitap, İstanbul.

[2] Elbek, O (2013). A.g.e.

[3] Elbek, O (2013). A.g.e.

[4] http://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=67706b00-9232-11e7-b66d-1540034f819c (Erişim tarihi: 06.11.2017)

[5] Eskişehir Tabip Odası Bülteni Sağlıkta Dönüşüm Özel Sayısı, Mart 2008.

Paylaş